<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>Haber Burada!</title>
	<atom:link href="http://www.eniyigazete.com/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.eniyigazete.com</link>
	<description>Bir başka WordPress blogu.</description>
	<pubDate>Tue, 28 Apr 2009 13:08:55 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>KESK: Şiddet yanlısı Cerrah istifa etmeli</title>
		<link>http://www.eniyigazete.com/?p=37</link>
		<comments>http://www.eniyigazete.com/?p=37#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2009 13:08:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ceger</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Emek]]></category>

		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<category><![CDATA[celalettin cerrah]]></category>

		<category><![CDATA[kesk]]></category>

		<category><![CDATA[şiddet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eniyigazete.com/?p=37</guid>
		<description><![CDATA[KESK, toplumsal şiddetin ırk, din, dil, cinsiyet ve yaş ayrımı yapılmadan sürdüğüne dikkat çekerek, defalarca şiddet yanlısı tutumuna şahit oldukları İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah&#8217;ın istifasını istedi.
KESK, yaptığı yazılı açıklamada, gün geçtikçe toplumda yaşanan şiddetin arttığına dikkat çekerek, şiddetin ırk, din, dil, cinsiyet ve yaş ayrımı yapıldan sürdüğünü belirtti. 3 Mart&#8217;ta İstanbul Etiler&#8217;de bir çöp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-38" title="taksim1mayismudahale" src="http://www.eniyigazete.com/_wordpress_cgr_9nW4x/wp-content/uploads/2009/04/taksim1mayismudahale.jpg" alt="taksim1mayismudahale" width="300" height="200" />KESK, toplumsal şiddetin ırk, din, dil, cinsiyet ve yaş ayrımı yapılmadan sürdüğüne dikkat çekerek, defalarca şiddet yanlısı tutumuna şahit oldukları İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah&#8217;ın istifasını istedi.</p>
<p>KESK, yaptığı yazılı açıklamada, gün geçtikçe toplumda yaşanan şiddetin arttığına dikkat çekerek, şiddetin ırk, din, dil, cinsiyet ve yaş ayrımı yapıldan sürdüğünü belirtti. 3 Mart&#8217;ta İstanbul Etiler&#8217;de bir çöp konteynırda kafası kesilen bir kızın bulunduğunun hatırlatıldığı açıklamada, aradan geçen 2 ay süreye rağmen katilinin hala bulunamadığına işaret edildi. İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah&#8217;ın çok defa şiddet yanlısı tutumuna şahit olduklarının belirtildiği açıklamada, &#8216;Cerrah bu sefer de ahlak polisliğine soyunuyor ve suçu genç kızın ailesine yüklüyor&#8217; denildi. Kadına yönelik şiddetin İstanbul&#8217;da genç kızın öldürülme sürecinde görüldüğüne vurgu yapılan açıklamada, Cerrah&#8217;ın açıklamalarıyla kadına yönelik şiddetin yasal bir zemine oturtulmaya çalışıldığı kaydedildi. Cerrah&#8217;ın açıklamalarının kabul edilemeyeceğinin ifade edildiği açıklamada, başta kadın örgütlerine, demokratik kitle örgütlerine ve siyasi partilerin kadın komisyonlarına çağrı yapılarak, Cerrah&#8217;ın derhal istifa etmesi istendi.</p>
<p>DTP&#8217;ye yönelik yapılan operasyonları 23 Nisan&#8217;da Hakkâri&#8217;de protesto etmek isteyen halka saldıran ve bir çocuğun yaşamını yitirmesi, birinin de özel harekâtçı polisin dipçik darbelerine maruz kalmasının eleştirildiği açıklamada, şunlar kaydedildi: &#8216;23 Nisan kutlamalarında Türkiye&#8217;nin batısında çocuk bayramı, doğusunda ise polis bayramı olmuştur. 14 yaşında bir çocuk polisin vahşice şiddetine maruz kalmış, Hakkâri&#8217;de yine yüzlerce çocuk güvenlik güçlerinin gaz bombalarıyla, tazyikli sularıyla şiddete uğramış. Çocuklar çırılçıplak soyularak, saatlerce buz gibi odalarda bekletiliyor.&#8217;</p>
<p>DİHA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eniyigazete.com/?feed=rss2&amp;p=37</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>WHO: Hiçbir yer güvenli değil</title>
		<link>http://www.eniyigazete.com/?p=34</link>
		<comments>http://www.eniyigazete.com/?p=34#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2009 13:07:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ceger</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<category><![CDATA[domuz gribi]]></category>

		<category><![CDATA[dünya sağlık örgütü]]></category>

		<category><![CDATA[who]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eniyigazete.com/?p=34</guid>
		<description><![CDATA[BM hastalığın kontrol altına alınmasının mümkün olmadığını açıklarken, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de domuz gribine karşı dünyada hiçbir yerin güvenli olmadığı uyarısında bulunarak alarm seviyesini yükseltti. Meksika&#8217;da ölü sayısı 150&#8242;yi aşarken, ABD, İspanya ve İngiltere&#8217;den sonra Yeni Zelanda ve İsrail&#8217;de de şüpheli bazı vakaların ölümcül domuz gribi olduğu kesinleşti.
Dünya, yeni bir bulaşıcı ve ölümcül grip [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-35" title="domuz-5grid-4x3" src="http://www.eniyigazete.com/_wordpress_cgr_9nW4x/wp-content/uploads/2009/04/domuz-5grid-4x3.jpg" alt="domuz-5grid-4x3" width="308" height="388" />BM hastalığın kontrol altına alınmasının mümkün olmadığını açıklarken, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) de domuz gribine karşı dünyada hiçbir yerin güvenli olmadığı uyarısında bulunarak alarm seviyesini yükseltti. Meksika&#8217;da ölü sayısı 150&#8242;yi aşarken, ABD, İspanya ve İngiltere&#8217;den sonra Yeni Zelanda ve İsrail&#8217;de de şüpheli bazı vakaların ölümcül domuz gribi olduğu kesinleşti.</p>
<p>Dünya, yeni bir bulaşıcı ve ölümcül grip virüsüyle karşı karşıya: Domuz gribi&#8230;</p>
<p>Solunum yoluyla domuzlardan insanlara ve insandan insana geçebilen domuz gribi virüsünden yüzlerce kişinin tedavi gördüğü Meksika&#8217;da, bu virüs yüzünden öldüğü sanılan kişilerin sayısı 150&#8242;yi aştı. Ölenlerin sadece 20&#8217;sinin domuz gribinden hayatını kaybettiği kesinleşti, diğer ölümlerde domuz gribinin etkisinin olup olmadığı araştırılıyor. 2 bin kişi de tedavi altında.</p>
<p>Salgın, dünyanın en kalabalık kentlerinden Meksiko City&#8217;de hayatı durma noktasına getirdi. Hastalığın yayılma ihtimali endişeye yol açıyor. Hükümetten yapılan açıklamada, önlem olarak, ülke genelinde tüm okullarda eğitim-öğretime ara verildiği kaydedildi.</p>
<p>Kentte kamuya açık alanlar terk edilmiş durumda. Okullar, kütüphaneler, tiyatrolar ve müzelerin kapalı olduğu başkent Meksiko&#8217;da insanlar futbol stadları gibi kalabalıkların bulunduğu yerlere gitmiyor. Barlar ve gece kulüpleri de kapılarını kapattı. Yetkililer zorunlu olmadıkça sokağa çıkılmaması konusunda halkı uyarıyor. Yüzlerine maske takarak dışarı çıkan Meksikalılar, virüsün insandan insana geçmesi yüzünden büyük endişe duyuyor. Hatta bu yüzden, haydutların bile saklandığı ve bu sayede suç oranının yüksekliğiyle ünlü kentte, neredeyse hiç suç işlenmediği kaydediliyor.</p>
<p class="textBodyBlack">Latin Amerika&#8217;nın önde gelen finans kültür ve turizm merkezlerinden biri olan şehrin durumunun ülke ekonomisini olumsuz etkilemesine çalışılıyor. Dünya bankasının hastalıkla mücadele için ülkeye ilk aşamada 25 milyon dolar, uzun vadede de 200 milyon dolar kaynak aktaracağını duyuruldu.</p>
<p class="textBodyBlack">Şu ana kadar Meksika dışında domuz gribinden hayatını kaybeden olmadı.</p>
<p class="textBodyBlack">Ancak ABD&#8217;de 51, Kanada&#8217;da 6, İspanya ve İskoçya&#8217;da da 3 vaka tespit edildi. Norveç ve Güney Kore&#8217;de de şüpheli kişilere test yapılıyor.</p>
<p class="textBodyBlack"><strong><strong>HİÇBİR YER GÜVENLİ DEĞİL</strong></strong></p>
<p class="textBodyBlack">Domuz gribine karşı dünyada hiçbir yerin güvenli olmadığı uyarısında bulunan Dünya Sağlık Örgütü alarm seviyesini 3&#8242;ten 4&#8242;e çıkardı. Bu, hastalığın insandan insana geçtiği vakaların arttığı anlamına geliyor. Örgütün iki numaralı ismi Keiji Fukuda, &#8221;İnsanların çok hızlı biçimde dünyanın her yerine seyahat ettiği bir çağda virüsün yayılamayacağı hiçbir bölge yok&#8221; açıklamasında bulundu.</p>
<p class="textBodyBlack">Avrupa Birliği ve ABD, Meksika’ya acil olmayan ziyaretlerin ertelenmesi çağrısında bulundu.</p>
<p class="textBodyBlack"><strong><strong>WHO UYARMIŞTI</strong></strong></p>
<p class="textBodyBlack">Daha önce Dünya Sağlık Örgütü domuz gribi virüsünün hızla değiştiğini ve daha tehlikeli bir hale gelebileceğini söylemişti.</p>
<p class="textBodyBlack">Ancak örgüt yetkilileri, dünyanın potansiyel bir salgın tehlikesine karşı daha önce görülmemiş düzeyde hazırlıklı olduğunu belirtmişti.</p>
<p class="textBodyBlack"><strong><strong><span style="text-decoration: underline;">DOMUZ GRİBİ </span></strong></strong></p>
<ul>
<li class="textBodyBlack">Öksürme ve hapşırma yoluyla bulaştığı düşünülen bir solunum yolu hastalığı</li>
<li class="textBodyBlack">Belirtileri normal gribe benziyor</li>
<li class="textBodyBlack">Mendil kullanmak ve elleri güzelce yıkama gibi hijyen önlemleri hastalık kapma riskini azaltabiliyor</li>
</ul>
<p class="textBodyBlack"><strong><strong>HASTALIĞIN KAYNAĞI </strong></strong></p>
<p class="textBodyBlack">Hastalığa grip virüsünün normalde domuzları etkileyen ancak zaman zaman insanlara da bulaşan bir tipinin dönüşüm geçirmiş halinin yol açtığı düşünülüyor.</p>
<p class="textBodyBlack">Bu virüs alışıldık mevsimsel grip salgınlarına yol açan tipin, normalde domuz ve kuşları etkileyen türden genetik malzeme içerecek şekilde dönüşmüş hali. Uzmanlar, vücudun bağışıklık sistemini çökerten virüsün etkilerinin önlenemez duruma gelebileceği uyarısında da bulunuyor.</p>
<p class="textBodyBlack">Şu anda varolan aşıların bu virüs tipine karşı ne kadar etkili olacağı belirsiz.</p>
<p class="textBodyBlack">Yetkililer Meksika&#8217;da ölümle sonuçlanan vakaların genç yaşta insanlar olduğuna dikkat çekiyor.</p>
<p class="textBodyBlack">Grip virüsünün bilindik tipi daha ziyade çocuklar ve yaşlılara yönelik ciddi bir tehdit oluşturuyordu.</p>
<p class="textBodyBlack"><strong><strong>TÜRKİYE&#8217;DE ALINAN TEDBİRLER </strong></strong></p>
<p class="textBodyBlack">Tüm dünya domuz gribi nedeniyle alarmda. Sağlık Bakanlığı da Türkiye&#8217;de alınan tedbirleri açıkladı. Buna göre Ankara ve İstanbul havalimanlarına Güney Amerika&#8217;dan gelen tüm yolcular sağlık kontrolünden geçirilecek, şüpheli görülenler karantina altına alınacak.</p>
<p class="textBodyBlack">Kaynak: NTV</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eniyigazete.com/?feed=rss2&amp;p=34</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mazlum Şeker&#8217;in cenazesi Diyarbakır&#8217;da defnedilecek</title>
		<link>http://www.eniyigazete.com/?p=29</link>
		<comments>http://www.eniyigazete.com/?p=29#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2009 13:02:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ceger</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<category><![CDATA[çatışma]]></category>

		<category><![CDATA[devrimci karargah]]></category>

		<category><![CDATA[diyarbakır]]></category>

		<category><![CDATA[mazlum şeker]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eniyigazete.com/?p=29</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul Kadıköy Bostancı&#8217;da dün meydana gelen çatışmada esnasında, olay yerinden geçerken başına isabet eden kurşunla yaşamını yitiren Mazlum Şeker, Diyarbakır&#8217;da toprağa verilecek.
Bostancı Emanet Sokak&#8217;taki bir binaya özel harekât timleri ve helikopter desteğiyle yapılan operasyonda, olay yerinden geçerken kafasına isabet eden kurşunla yaşamını yitiren 16 yaşındaki Mazlum Şeker&#8217;in cenazesi memleketi Diyarbakır&#8217;da toprağa verilecek. Yeni Bosna Adli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-30" title="mazlum_seker" src="http://www.eniyigazete.com/_wordpress_cgr_9nW4x/wp-content/uploads/2009/04/mazlum_seker.jpg" alt="mazlum_seker" width="300" height="200" />İstanbul Kadıköy Bostancı&#8217;da dün meydana gelen çatışmada esnasında, olay yerinden geçerken başına isabet eden kurşunla yaşamını yitiren Mazlum Şeker, Diyarbakır&#8217;da toprağa verilecek.</p>
<p>Bostancı Emanet Sokak&#8217;taki bir binaya özel harekât timleri ve helikopter desteğiyle yapılan operasyonda, olay yerinden geçerken kafasına isabet eden kurşunla yaşamını yitiren 16 yaşındaki Mazlum Şeker&#8217;in cenazesi memleketi Diyarbakır&#8217;da toprağa verilecek. Yeni Bosna Adli Tıp Kurumu&#8217;nda yapılan otopsinin ardından Şeker&#8217;in cenazesi, defnedilmek üzere Diyarbakır&#8217;a gönderildi.</p>
<p>DİHA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eniyigazete.com/?feed=rss2&amp;p=29</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Adam Smith&#8217;in sloganı rafa kalkıyor!</title>
		<link>http://www.eniyigazete.com/?p=27</link>
		<comments>http://www.eniyigazete.com/?p=27#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2009 12:59:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ceger</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<category><![CDATA[adam smith]]></category>

		<category><![CDATA[ekonomik kriz]]></category>

		<category><![CDATA[finansal kriz]]></category>

		<category><![CDATA[kriz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eniyigazete.com/?p=27</guid>
		<description><![CDATA[Mali krizle mücadele kapsamında ekonomiye yaklaşık 1,1 trilyon dolar kaynak aktarılması kararının alındığı Londra&#8217;daki G20 zirvesinde &#8216;denetimsiz kapitalizm dönemi sona ermiştir&#8217; sonucu çıktı. BM Ban Ki-moon ise ekonomik kriz için önlem alınmaması durumunda bazı devletlerin batabileceğini söyledi
&#8216;Bir ülkede sermaye birikimi kumara dönerse iş sakata girer&#8217; diyen kapitalizmin fikir babası olarak kabul edilen Adam Smith&#8217;in serbest [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-32" title="ekonomik_kriz" src="http://www.eniyigazete.com/_wordpress_cgr_9nW4x/wp-content/uploads/2009/04/ekonomik_kriz.jpg" alt="ekonomik_kriz" width="300" height="200" />Mali krizle mücadele kapsamında ekonomiye yaklaşık 1,1 trilyon dolar kaynak aktarılması kararının alındığı Londra&#8217;daki G20 zirvesinde &#8216;denetimsiz kapitalizm dönemi sona ermiştir&#8217; sonucu çıktı. BM Ban Ki-moon ise ekonomik kriz için önlem alınmaması durumunda bazı devletlerin batabileceğini söyledi</p>
<p>&#8216;Bir ülkede sermaye birikimi kumara dönerse iş sakata girer&#8217; diyen kapitalizmin fikir babası olarak kabul edilen Adam Smith&#8217;in serbest piyasa ekonomisinin temel direği olarak görülen &#8216;Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler&#8217; sloganı rafa kalkıyor.</p>
<p>G20 toplantılarında biraraya gelen dünya liderlerinin ekonomiyi kurtarma zirvesinden &#8216;Denetimsiz kapitalizme son&#8217; mesajı çıktı. Bankacılık sektörüne yönelik yeni kuralların hayata geçirileceği ve vergi cennetlerinin üzerine gidileceğini ilan eden zirvenin sonuç bildirgesine göre hem yeni oluşturulacak bir yapı eliyle hem de IMF güçlendirilmesi yoluyla küresel finans sisteminin düzenleme ve denetimi sağlamlaştırılacak.</p>
<p>&#8216;Anglosakson tarzı kapitalizm dönemi kapandı&#8217;</p>
<p>Bir süredir &#8216;ahlaklı bir kapitalizm&#8217; çağrısı yapan Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, G20&#8242;nin sonucu &#8216;Anglosakson tarzı kapitalizm dönemi kapandı&#8217; diye yorumlarken, İngiltere Başbakanı Gordon Brown&#8217;ın açıkladığı sonuç bildirgesinde tarihi kararlar alındı.</p>
<p>&#8216;Modern zamanlarda ekonomik olarak dünyadaki en büyük krizle karşı karşıyayız. Öyle bir kriz ki, son buluşmamızdan bu yana daha da derinleşti ve her ülkedeki kadın, erkek ve çocuğu etkiliyor. Bütün ülkeler çözüm için bir araya gelmeli. Küresel kriz, küresel çözüm gerektiriyor &#8216;ifadesine yer verilen bildirgede alınan kararlar şöyle:</p>
<p>Zirveden çıkan kararlar</p>
<p># Acil önlem olarak IMF ve Dünya Bankası&#8217;na 1 trilyon dolar aktarılacak. IMF&#8217;ye ayrılan kaynaklar 3 kat arttırılarak 750 milyar dolara çıkarılacak. Ekstra 250 milyar dolarlık kaynak ticaretin finasmanı için harcanacak. 2010 sonuna kadar G20 ülkeleri krizle mücadele için 5 trilyon dolar harcayacak.</p>
<p># IMF milyarlarca dolarlık altın rezervlerini yoksul ülkelere yardım için satacak. Dünyanın en yoksul ülkelerine 100 milyar dolar ek yardım verilecek. Serbest ticaretin önündeki engellerin kaldırılmasını amaçlayan &#8216;Doha Round&#8217; acil olarak sonuçlandırılacak. Dış ticarette korumacılık yapan ülkeler ifşa edilecek.</p>
<p># Hedge fonlar ve kredi derecelendirme kurumları daha sıkı denetime tabi tutulacak. Bankaların toksik varlıkları temizlenecek. Üst düzey bankacıların maaş ve primlerine sıkı kontroller getirilecek. OECD üç ayrı vergi cenneti listesi hazırlayacak ve bu merkezler kara listeye alınacak.</p>
<p># Önlemlerin etkilerini değerlendirmek için G20 liderleri kasım ayında Washington&#8217;da tekrar buluşacak.</p>
<p># Reformdan geçirilecek IMF, aynı zamanda, ihtiyaç duyarsa uluslararası piyasalardan borçlanabilecek.</p>
<p>Vergi kaçakçılığıyla mücadele de sonuç bildirgesinde önem verilen konulardan biri oldu ve bildirgede ve banka hesaplarının gizli tutulması döneminin bittiği belirtildi.</p>
<p>Zirveden, Aralık 2009 tarihinde gerçekleştirilecek BM İklim Değişimi</p>
<p>konferansında, iklim değişikliği konusunda sorumluluk alınması konusunda da ortak anlayış çıktı</p>
<p>Sonuç bildirgesinde, bu yılın sonundan önce, G-20 liderlerinin üçüncü bir toplantı için bir araya gelmesi konusunda anlaşıldığı da vurgulandı.</p>
<p>Ekonomik gerileme sürecek</p>
<p>Uzmanlara göre liderlerin anlaşmasına rağmen ekonomik gerilemenin süreceğini ancak zirve sonucunun piyasalara güven vereceğini belirtiyorlar. Zirvede alınan kararların işsizlik üzerinde yakın dönemde önemli bir etkisi olmayacağına dikkat çeken ekonomistler, bunun nedeni ise finans kurumlarına yönelik sıkı denetimin bu kurumları daha temkinli hale getirecek olmasına bağlıyor.</p>
<p>BM: Bazı devletler batabilir</p>
<p>Londra&#8217;daki G-20 zirvesi öncesinde İngiliz Guardian gazetesinde bir makalesi yayınlanan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Ki-moon, küresel ekonomik krizin bazı devletlerin sonu olabileceğini söyledi.</p>
<p>Ban, küresel ekonomik kriz için önlem alınmaması durumunda, dünya genelinde sosyal kargaşa çıkabileceğini ve bazı devletlerin batabileceğini ifade etti.</p>
<p>&#8216;Finansal kriz olarak başlayan şey küresel ekonomik krize dönüştü, daha kötüsünün olmasından korkuyorum&#8217; diyen Ban, &#8216;gittikçe artan sosyal huzursuzluğun, büyük bir siyasi krize yol açmasından, sonrasında da güçsüzleşen hükümetlerin ve liderleri ile geleceklerine dair umutlarını kaybetmiş kızgın halkların ortaya çıkmasından endişe ettiğini&#8217; söyledi.</p>
<p>Küresel ekonomik krizden, yoksul ülkelerin &#8216;tehlikeli bir hızla&#8217; etkilendiğini belirten Ban, &#8216;Dünya genelinde bir iyileşme sağlayamazsak insanlığın gelişimi noktasında korkunç bir felaketle karşılaşacağız&#8217; ifadesini kullandı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eniyigazete.com/?feed=rss2&amp;p=27</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>PJAK&#8217;tan İran ordusuna ağır darbe</title>
		<link>http://www.eniyigazete.com/?p=24</link>
		<comments>http://www.eniyigazete.com/?p=24#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2009 12:57:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ceger</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>

		<category><![CDATA[gerilla]]></category>

		<category><![CDATA[iran]]></category>

		<category><![CDATA[kandil]]></category>

		<category><![CDATA[misilleme]]></category>

		<category><![CDATA[pjak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eniyigazete.com/?p=24</guid>
		<description><![CDATA[İran ordusun Kandil bölgesine yönelik top atışlarına karşı PJAK&#8217;tan son yılların en sert misillemesi geldi. İki ayrı noktada toplam 17 İran askeri yaşamını yitirdi, çok sayıda yaralı var.
Alınan bilgilere göre İran ordusunun 13 Nisan günü Hewraman bölgesine başlattığı operasyona yönelik PJAK gerillaları dün bir noktada pusu kurarken, diğer bir noktada ise karakol vurdu.
Kamyaran bölgesinden Şaho [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-25" title="hpggerillahrkpjakozel" src="http://www.eniyigazete.com/_wordpress_cgr_9nW4x/wp-content/uploads/2009/04/hpggerillahrkpjakozel.jpg" alt="hpggerillahrkpjakozel" width="300" height="200" />İran ordusun Kandil bölgesine yönelik top atışlarına karşı PJAK&#8217;tan son yılların en sert misillemesi geldi. İki ayrı noktada toplam 17 İran askeri yaşamını yitirdi, çok sayıda yaralı var.</p>
<p>Alınan bilgilere göre İran ordusunun 13 Nisan günü Hewraman bölgesine başlattığı operasyona yönelik PJAK gerillaları dün bir noktada pusu kurarken, diğer bir noktada ise karakol vurdu.</p>
<p>Kamyaran bölgesinden Şaho dağına doğru operasyon amaçlı sevkiyat yapıldığı sırada 19 Nisan günü Hewraman&#8217;ın tarihi Text bölgesinde gerillalar tarafından pusu eylemi düzenlendi. Pusu eyleminde en az 10 asker öldürülürken, sayısı öğrenilemeyen çok sayıda yaralı olduğu bildirildi.</p>
<p>Karakol baskınında 7 asker yaşamını yitirdi</p>
<p>Aynı gün Meriwan&#8217;a bağlı Dzli bölgesinde İran askeri karakoluna yönelik gerillalar tarafından saldırı düzenlendi. Bu eylemde ise en az 7 askerin öldüğü bildirildi. Bu bilgiler gerilla kaynakları ile yerel kaynaklar tarafından doğrulandı. Her iki saldırıda da onlarca askeri yaralandığı kaydediliyor. Eylemlerin İran&#8217;ın Kandil&#8217;e yönelik bombardımanı ve 18 aylık Mihemed isimli bir bebeğin bombardımanda öldürülmesine misilleme olarak yapıldığı öğrenildi.</p>
<p>PJAK gerillaları 5 yıldan bu yanadır özellikle kış aylarında Hewraman ve Şaho dağı bölgesinde aktif faaliyet yürütüyorlar. Ancak ilk kez Kirmaşan&#8217;a bağlı Dalaho dağlarında da kışı geçiren gerillaların Doğu Kürdistan&#8217;daki faaliyetleri giderek yayılıyor.</p>
<p>İran&#8217;ın bombardımanı sürüyor</p>
<p>İran ordusu geçen yıldan bu yana Kandil, Xinere ve Xakurke bölgelerini bombalıyor. 19 Nian günü Hewlêr&#8217;in Soran ilçesine bağlı Xakurke dağlık alanı ile Lolan, Sınin, Pir Hıdır, Pir Balul, Xınerê ve Bêrkim sivil yerleşim bölgeleri karadan bombalandı.</p>
<p>Bombalamalar Kandil&#8217;in yanı sıra özellikle Xinere alanında Sidekan nahiyesine bağlı köylere yönelik yapılıyor. İran&#8217;ın bombardımana ara verdiği iddialarının aksine bombardımanın araklıklarla ancak her gün devam ettiği öğrenildi. İran&#8217;ın saldırıları baharın gelişi nedeniyle araziye çıkan ve hayvanlarını otlatan köylülerin yaşamını tehdit ediyor.</p>
<p>15 idam cezası verildi</p>
<p>Öte yandan İran&#8217;da PKK ve PJAK davalarında şu ana kadar en az 15 kişi idam cezası aldı. Hasan Hikmet Demir isimli bir PJAK militanı da ilk kez 2007 yılında ağır işkencelerden geçirildikten sonra yaralı halde idam edilmişti. İran cezaevlerinde idam cezası alanlar arasında 5 öğretmen ve bir gazeteci de bulunuyor: Gazeteci Abdulvahid Hiwa Botimar, Kürt öğretmenler; Ferzad Kemanger, Enwer Huseyn Penahi, Ferhad Wekili, Eli Heyderiyan ve Erselan Ewliyayi, öğrenci Hebibulla Letifi, PJAK davasından diğer tutsaklar; İhsan Fetahiyan, Fesih Yasemini, Rustem Arkiya, Zeynep Celaliyan, Şerko Maarfi, Ferhat Çalış, Ramazan Ahmet ve Enwer Rostemi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eniyigazete.com/?feed=rss2&amp;p=24</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kırgızlar yeniden Kürtlere saldırdı</title>
		<link>http://www.eniyigazete.com/?p=22</link>
		<comments>http://www.eniyigazete.com/?p=22#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2009 12:53:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ceger</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Dünya]]></category>

		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<category><![CDATA[anti-kürt]]></category>

		<category><![CDATA[kırgız]]></category>

		<category><![CDATA[kırgızistan]]></category>

		<category><![CDATA[kovulma]]></category>

		<category><![CDATA[Kürt]]></category>

		<category><![CDATA[kürtler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eniyigazete.com/?p=22</guid>
		<description><![CDATA[Kırgızistan&#8217;da iki gün süren saldırıların ardından bugün yeniden Kürtler hedef alındı. Irkçı bir grup bugün gösteri yaparak Kürtlerin kovulmasını istedi. Kürtlerin yaşadığı Petrovka köyüne basının girişi de yasaklandı.
Pazar günü akşam saatlerinde başlayan anti-Kürt saldırıları bugün de devam etti. Başkent Bişkek&#8217;e 40 km uzaklıktaki Petrovka köyünde yaşayan Kürtlere karşı yapılan saldırıların üçüncü gününde 50 kadar kişi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-21" title="kirgizistan_muhalefet" src="http://www.eniyigazete.com/_wordpress_cgr_9nW4x/wp-content/uploads/2009/04/kirgizistan_muhalefet.jpg" alt="kirgizistan_muhalefet" width="250" height="174" />Kırgızistan&#8217;da iki gün süren saldırıların ardından bugün yeniden Kürtler hedef alındı. Irkçı bir grup bugün gösteri yaparak Kürtlerin kovulmasını istedi. Kürtlerin yaşadığı Petrovka köyüne basının girişi de yasaklandı.</p>
<p>Pazar günü akşam saatlerinde başlayan anti-Kürt saldırıları bugün de devam etti. Başkent Bişkek&#8217;e 40 km uzaklıktaki Petrovka köyünde yaşayan Kürtlere karşı yapılan saldırıların üçüncü gününde 50 kadar kişi gösteri yaparak Kürtlerin kovulmasını istedi. Pazar gününden bu yana yaşanan olaylarda polisin 100 dolayında kişiyi gözaltına aldığı bildirildi.</p>
<p>Saldırılar 4 yaşındaki bir kız çocuğuna bir Kürt tarafından tecavüz edildiği söylentileri ardından başladı. Hükümetin tavrı da olayların büyümesini sağladı. İlkin tecavüz olayını doğrulayan hükümet, tıbbi incelemelerden sonra tecavüz söylentisinin yalanladı.</p>
<p>Köye basın yasağı</p>
<p>Bugün Petrovka temsilcileri ile diğer etnik grup temsilciler arasında bir toplantı yapılması bekleniyor. Toplantının Kürtler, Kırgızlar, Ruslar, Karaçaylar ve diğer etnik gruplar arasında yapılacağı belirtildi. Köyün içerisinde bulunduğu kasabanın yeni şefi Koubanytchbek Syidanov taraflarla müzakere ediyor. Kırgız Devlet Başkanı Kourbanbek Bakiyev&#8217;in yakın ittifakı olarak bilinen Sydanov, olayların ardından pazartesi günü bu göreve atanmıştı. Basının köye girişi de yasaklandı.</p>
<p>Pazar akşamı yaşanan saldırılarda çok sayıda Kürt yaralanmış, en az 20 ev tahrip edilmiş ve 10 araç ateşe verilmişti. 4 yaşındaki bir kız çocuğuna Kürt genci tarafından tecavüz edildiği söylentilerinin ise bir provokasyon olduğu ortaya çıkmıştı.</p>
<p>Kırgızistan&#8217;da 30 bin Kürt yaşıyor</p>
<p>Bir Orta Asya ülkesi olan Kırgızistan&#8217;da 30 bin dolayında Kürt yaşıyor. Kürtler 1937 ve 1944 yıllarında Stalin&#8217;in Kürtlerin Azerbaycan&#8217;dan sürülmesi kararı ardından Kırgızistan&#8217;a yerleşmişlerdi. Çoğunluğu Doğu Kürdistanlı Kürtlerden oluşuyor. Olayların yaşandığı Patrovka köyünde ise 120 Kürt aile yaşıyor.</p>
<p>Kazakistan&#8217;da da geçen sene gelişen benzer bir olaydan sonra huzursuzluk devam etmiş ve 5000&#8242;e yakın Kürt evlerini terk ederek Rusya&#8217;nın çeşitli yerlerine göç etmişti.</p>
<p>KNK&#8217;den kınama</p>
<p>Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) Bağımsız Devletler Temsilciliği Kırgızistan&#8217;da Kürtlere yapılan saldırıları şiddetle kınayarak Kürtlerin yerlerinden edilmeye çalışıldığını belirtti. KNK, Kürdistan Ulusal Kongresi olarak bu saldırılara karşı tüm siyasal ve diplomatik gücümüzü devreye koyarak Kürt halkının saldırılacak güçsüz ve sahipsiz bir halk olmadığını ortaya koyacağız. Kırgızistan devleti, İster devlet içi muhalefeti isterse de Türkiye gibi dış güçlerin müdahalesini gerekçe göstersin, Petrovka saldırıları kendi politikası neden olmuştur. Biz Kırgızistan devletini ülkesinde vatandaşı olarak yaşayan halkımızın can ve mal güvenliğinden bizzat sorumlu görmekteyiz.</p>
<p>Kürdistan ve yurtdışında bulunan Kürt siyasi parti, kurum ve kuruluşlarını Kazakistan ve Kırgızistan gibi ülkelerde sürekli tehdit ve saldırı altında yaşayan, göçe zorlanarak, yersiz ve yurtsuz bırakılmak istenen halkımıza, uluslararası kurumlar nezdinde siyasal ve diplomatik girişimlerde bulunarak dayanışmaya çağırıyoruz dedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eniyigazete.com/?feed=rss2&amp;p=22</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Bir öcü masalı: Sevr</title>
		<link>http://www.eniyigazete.com/?p=16</link>
		<comments>http://www.eniyigazete.com/?p=16#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2009 11:50:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ceger</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Kültür]]></category>

		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<category><![CDATA[bir öcü masalı]]></category>

		<category><![CDATA[hüseyin aykol]]></category>

		<category><![CDATA[özgür üniversite]]></category>

		<category><![CDATA[sevr]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eniyigazete.com/?p=16</guid>
		<description><![CDATA[Özgür Üniversite yayınladığı son kitapta da yine bir tabuyu yıkmaya girişti. Tolga Ersoy&#8217;un editörlüğünde yayınlanan &#8216;Bir Öcü Masalı: Sevr&#8217; isimli eser,Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun sonuna işaret eden Sevr Anlaşması&#8217;nın nedenlerini ortaya koymayı amaçlıyor.
İsmet Erdoğan&#8217;ın yayına hazırladığı ve bugün piyasaya çıkacak olan kitapta şöyle deniliyor:
&#8216;&#8230;antiemperyalizm kavramı Kemalizm&#8217;in söylemine çok sonraları Kemalistler tarafından eklenmiştir. Üstelik bu yama, ancak bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-18" title="sevr_bir_ocu_masali" src="http://www.eniyigazete.com/_wordpress_cgr_9nW4x/wp-content/uploads/2009/04/sevr_bir_ocu_masali.jpg" alt="sevr_bir_ocu_masali" width="300" height="200" />Özgür Üniversite yayınladığı son kitapta da yine bir tabuyu yıkmaya girişti. Tolga Ersoy&#8217;un editörlüğünde yayınlanan &#8216;Bir Öcü Masalı: Sevr&#8217; isimli eser,Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun sonuna işaret eden Sevr Anlaşması&#8217;nın nedenlerini ortaya koymayı amaçlıyor.</p>
<p>İsmet Erdoğan&#8217;ın yayına hazırladığı ve bugün piyasaya çıkacak olan kitapta şöyle deniliyor:</p>
<p>&#8216;&#8230;antiemperyalizm kavramı Kemalizm&#8217;in söylemine çok sonraları Kemalistler tarafından eklenmiştir. Üstelik bu yama, ancak bir anlam törpülenmesinden ve kavramın öznel koşullara göre yeniden tanımlanmasından ve sonuç itibariyle, emperyalizm kapitalizmden bağımsızlaştırıldıktan sonra Kemalist literatür ve söylemde bir retorik olarak yerini almıştır. Onun için bu türden unutuşları, yok saymaları ya da tarihten silmeleri &#8217;sofistike durumlar&#8217; olarak algılamakta yarar vardır; en azından durumu/ideolojiyi anlayabilmek sorununu aşabilmek için! Burada Sevr olgusunun/masalının önemi bir kez daha ortaya çıkmaktadır. Onun &#8216;toplumsal hafıza&#8217; adını verdiğimiz &#8216;şeyin&#8217; oluşumundaki resmi müdahalelerin anlaşılabilmesi için de önemli olduğunu düşünüyorum. Sevr resmi ideolojinin tanımladığı şekliyle kimi kavramların yeniden anımsanması ve bu bağlamda tekrarlanması zorunlu ritüellerin yeniden sahneye konması için gerekli tüm uyaranları içeren sihirli bir sözcüktür. Dolayısıyla Sevr başı ve sonu anlatılmayan bir masaldır, aslında onu ürkütücü yapan özelliği de budur, nerede ve nasıl başladığının, nerede ve nasıl bittiğinin bilinmemesi ya da başının ve sonunun resmi tarihin diğer argümanlarının içinde eritilerek tarihten soyutlanması onun ürkütücülüğünün başlıca nedenlerinden birisidir&#8230;&#8217;</p>
<p>Türkiye&#8217;nin bugününü anlayabilmek için Osmanlı&#8217;nın son on yıllarını yani Tanzimat ve Meşrutiyet dönemiyle, Cumhuriyetin ilk yıllarını çok iyi bilmek gerekiyor. İttihat ve Terakki&#8217;nin kuruluşu ve yaptıkları, Meşrutiyet&#8217;in ilanı, Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşananlar ve Lozan Anlaşması&#8217;nda neye imza atıldığı kadar Sevr&#8217;in ne olduğunu iyice öğrenelim ki, bugün olup bitenleri gerçek yönleriyle analiz edebilelim!</p>
<p>Hüseyin AYKOL</p>
<p>Kaynak: http://www.gundem-online.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eniyigazete.com/?feed=rss2&amp;p=16</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>DTP eylem takvimini açıkladı</title>
		<link>http://www.eniyigazete.com/?p=12</link>
		<comments>http://www.eniyigazete.com/?p=12#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2009 11:45:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ceger</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<category><![CDATA[Politika]]></category>

		<category><![CDATA[açlık grevi]]></category>

		<category><![CDATA[demokratik toplum partisi]]></category>

		<category><![CDATA[dtp]]></category>

		<category><![CDATA[eylem]]></category>

		<category><![CDATA[miting]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eniyigazete.com/?p=12</guid>
		<description><![CDATA[Demokratik Toplum Partisi (DTP), 3 ve 4 Mayıs günlerinde Diyarbakır&#8217;da binlerce kişinin katılımıyla açlık grevi yapacak. DTP, 23 Mayıs&#8217;ta Van&#8217;da, 24 Mayıs&#8217;ta da İstanbul&#8217;da miting düzenleyecek.

DTP, 14 Nisan&#8217;da başlatılan operasyonları protesto etmek için Mayıs ayında da bir dizi eylem yapacak.
24 Nisan günü toplanan Parti Meclisi, yapılacak eylemleri kararlaştırdı. Buna göre, eylemler &#8216;DTP&#8217;yi susturma, silahları sustur. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Demokratik Toplum Partisi (DTP), 3 ve 4 Mayıs günlerinde Diyarbakır&#8217;da binlerce kişinin katılımıyla açlık grevi yapacak. DTP, 23 Mayıs&#8217;ta Van&#8217;da, 24 Mayıs&#8217;ta da İstanbul&#8217;da miting düzenleyecek.<br />
<img class="alignright size-full wp-image-13" title="turk_genelmerkez_dtp" src="http://www.eniyigazete.com/_wordpress_cgr_9nW4x/wp-content/uploads/2009/04/turk_genelmerkez_dtp.jpg" alt="turk_genelmerkez_dtp" width="300" height="200" /><br />
DTP, 14 Nisan&#8217;da başlatılan operasyonları protesto etmek için Mayıs ayında da bir dizi eylem yapacak.</p>
<p>24 Nisan günü toplanan Parti Meclisi, yapılacak eylemleri kararlaştırdı. Buna göre, eylemler &#8216;DTP&#8217;yi susturma, silahları sustur. Çatışmasızlığa cevap ver&#8217; sloganıyla düzenlenecek.</p>
<p>1 Mayıs günü İstanbul, 2 Mayıs günü Urfa&#8217;da düzenlenecek olan 1 Mayıs mitinglerine katılacak olan DTP, 3-4 Mayıs günlerinde de Diyarbakır&#8217;da binlerce kişinin katılımıyla kitlesel bir açlık grevi yapacak.</p>
<p>DTP ayrıca, 23 Mayıs&#8217;ta Van&#8217;da, 24 Mayıs&#8217;ta da İstanbul&#8217;da miting düzenleyecek.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eniyigazete.com/?feed=rss2&amp;p=12</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet Türk: Türkiye&#8217;deki Filistin gerçeğiyle yüzleşin</title>
		<link>http://www.eniyigazete.com/?p=7</link>
		<comments>http://www.eniyigazete.com/?p=7#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2009 11:38:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ceger</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<category><![CDATA[Ahmet Türk]]></category>

		<category><![CDATA[Kürt]]></category>

		<category><![CDATA[Kürt Sorunu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eniyigazete.com/?p=7</guid>
		<description><![CDATA[DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, AKP Hükümeti&#8217;nin eliyle partilerine yönelik topyekün bir saldırı konsepti oluşturulduğunu belirterek, Türkiye milletvekili düzenlemesinin DTP&#8217;nin önünü kesmeye yönelik bir tuzak olduğunu söyledi. Türk, Kürt çocuklarına uygulanan şiddeti de hatırlatarak Başbakan Erdoğan&#8217;a seslendi ve &#8216;Özür dileyin. Türkiye&#8217;deki Filistin gerçeğiyle yüzleşin&#8217; dedi. Kürt sorun çözümü için Başbakan&#8217;a &#8216;gelin oturup konuşalım&#8217; çağrısı yapan Türk, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-full wp-image-8" title="ahmet_turk3" src="http://www.eniyigazete.com/_wordpress_cgr_9nW4x/wp-content/uploads/2009/04/ahmet_turk3.jpg" alt="ahmet_turk3" width="300" height="200" />DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, AKP Hükümeti&#8217;nin eliyle partilerine yönelik topyekün bir saldırı konsepti oluşturulduğunu belirterek, Türkiye milletvekili düzenlemesinin DTP&#8217;nin önünü kesmeye yönelik bir tuzak olduğunu söyledi. Türk, Kürt çocuklarına uygulanan şiddeti de hatırlatarak Başbakan Erdoğan&#8217;a seslendi ve &#8216;Özür dileyin. Türkiye&#8217;deki Filistin gerçeğiyle yüzleşin&#8217; dedi. Kürt sorun çözümü için Başbakan&#8217;a &#8216;gelin oturup konuşalım&#8217; çağrısı yapan Türk, bu taleplerin bugün resmi olarak Başbakan&#8217;a ileteceklerini söyledi.</p>
<p>Partisinin haftalık olağan grup toplantısında konuşan DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, partisine yönelik yapılan operasyonları ve güncel gelişmeleri değerlendirdi. Türk, Türkiye demokrasinin tarihi bir sınavla yüz yüze olduğunu bu sınavda, &#8216;Adil ve demokratik bir düzende kapsayıcı bir yurttaşlık mı? tek-tipçi ve otoriter düzene devam etmek mi?&#8217; sorusuna cevap verilmesi gerektiğini söyledi. Türk, dayanışma amacıyla grup toplantılarına katılan Barış Meclisi üyeleri ve aydınlara da teşekkür etti. Partilerine yönelik yapılan operasyonlarda, 300 civarında parti üyelerinin gözaltına alındığını, 100&#8242;ün üstünde kişinin tutuklandığını hatırlatan Türk, &#8216;Hiçbir hukuki dayanağı olmayan, hiçbir akıl-izan ölçüsüyle açıklanamayan bu operasyon furyasının nedenleri gün gibi açıktır. Günlerden beri, kamuoyu ile paylaştığımız gibi, bu operasyon siyasi bir operasyondur ve dört temel nedeni vardır&#8217; diyerek operasyon nedenlerini, &#8216;DTP&#8217;nin seçim başarısı, PKK&#8217;nin eylemsizlik kararı, Kürtlerin barış arayışları ve DTP&#8217;nin demokrasi güçleriyle yürüttüğü Çatı Partisi Girişimi&#8217;nin hazmedilmemesi&#8217; olarak değerlendirdi.</p>
<p>&#8216;Sorunun barışçıl yönlerle çözülmesi engeleniyor&#8217;</p>
<p>PKK&#8217;nin seçimlerden sonra, &#8216;Kürt halkı seçimlerde DTP&#8217;yi destekledi. Biz, bu desteği önemsiyoruz. Barışçı çözümün önünü açmak için silahları 1 Hazirana kadar susturacağız&#8217; dediğini hatırlatan Türk, ancak bazı güçlerin, &#8216;Kürt sorunu demokrasiyle çözülürse, Türkiye demokratikleşecek, AB üyeliği hızlanacak ve güç kaybedeceğiz&#8217; diye düşündükleri için sorunun barışçıl yollarla çözülmesini engellemek amacıyla devreye girdiklerini söyledi.</p>
<p>Türkiye&#8217;ye barışın egemen olması ihtimalinin DTP&#8217;ye yapılan operasyonun 3&#8242;üncü nedeni olduğunu söyleyen Türk, &#8216;Kürtler; Türkiye, İran, Suriye ve Irak olmak üzere Ortadoğu&#8217;da dört parçada yaşıyorlar. Dört parçanın Kürt siyasetçileri, bu coğrafyada barış sürecini başlatma ve Kürtlerin demokrasi taleplerinin ne olduğu konusunda ortak bir karara varma konusunda arayış içindeler. Türkiye kurumsal statükosu bundan rahatsız oldu. Bütün bu barışçı gelişmelerin önünü kesmek için DTP&#8217;nin üstüne gidiliyor ve saldırı dalgası bu nedenle sürdürülüyor&#8217; dedi. Ayrıca DTP&#8217;nin Türkiye&#8217;deki demokrasi güçleriyle birlikte yürüttüğü ortak mücadele ve bunun için yürütülen Çatı Partisi girişimlerinin operasyonun bir değer nedeni olduğunu ifade eden Türk, &#8216;Oldukça önemsediğimiz bu projenin hedefi, Türkiye siyaseti için olmazsa olmaz kabilinde gördüğümüz sol, sosyalist ve sosyal demokrat kesimlerin bir araya gelmesiyle Türkiye halkına yeni bir siyasi alternatifin sunulmasıdır&#8217; şeklinde konuştu.</p>
<p>&#8216;29 Mart seçim sonuçları önemli bir fırsattır&#8217;</p>
<p>DTP&#8217;nin 22 Temmuz 29 Mart seçimlerinde elde ettiği sonuçların Türkiye demokrasisinin-birliği ve bütünlüğünün gelişmesi için, önemli fırsatlar sunduğunu ancak bunun DTP&#8217;ye yönelik uygulamalarla engellendiğini söyledi. DTP&#8217;nin parlamentoda grubu bulunan, dördüncü büyük parti olduğunu hatırlatan Türk, DTP&#8217;nin &#8216;Türkiye&#8217;nin en temel sorunu olan&#8217; Kürt sorunun çözümü için olağanüstü bir fedakârlık sergilediğini ve demokrasi için siyaset yaptığını ifade etti. DTP&#8217;nin çalışmalarını kendi imkanlarıyla sürdürdüğünü ve Hazine&#8217;den hiçbir yardım alamadığını ifade eden Türk, &#8216;Cumhuriyet tarihinden buyana grubu bulunup da Hazine yardımı alamayan tek parti DTP&#8217;dir&#8217; dedi.</p>
<p>&#8216;Bizde Deniz Feneri yok, şeffaflık ve temiz siyaset var&#8217;</p>
<p>Başbakan&#8217;ın &#8216;DTP belediyeleri, kendi bütçelerini hizmet için kullanmıyor da bilmem paraları nereye gidiyor?&#8217; sözlerine tepki gösteren Türk, DTP&#8217;li belediyelerin ayda iki kez A&#8217;dan Z&#8217;ye müfettişler tarafından kontrol edildiğini belirterek, &#8216;Benim belediyelerim, harcamalarıyla, yönetimiyle, hizmetiyle en şeffaf belediyeler, DTP&#8217;li belediyelerdir. Deniz Feneri bizde yok Sayın Başbakan! Yolsuzluğu bizde bulamazsınız! Bizde temiz ve şeffaf yönetimi görürsünüz. Zaten hedef alınmamızın bir nedeni de budur&#8217; dedi.</p>
<p>&#8216;Yaptığınız harcamalar Hazine&#8217;den aldığınız yardımı aşıyor&#8217;</p>
<p>Türk, DTP&#8217;nin yüzde 80 oy aldığı illere parti bayrağı asmak için kaynak bulamadığını hatırlatarak şunları söyledi: &#8216;Siz ve denginiz partiler ise seçimlerde sadece İstanbul&#8217;da reklam gideri olarak 600 milyon TL para harcamışsınız. İstanbul, İzmir, Ankara ve Kocaeli toplamında bu rakam 2 milyar TL&#8217;ye ulaşmıştır. Belediyelerinizdeki rantın haddi hesabı ise yok. Hazineden aldığınız yardım tutarı belli. Yaptığınız harcama, hazine yardımını aşıyor. Peki bu paranın kaynağı ne? Çıkıp bunları kamuoyuna dürüstçe açıklamanız gerekir. Böyle yavuz hırsızlık yaparak mı, kendi suçlarınızı-yolsuzluklarınızı örtbas edeceksiniz? Bu halk her şeyi görüyor, her şeyi biliyor. Artık mızrak çuvala sığmıyor.&#8217;</p>
<p>&#8216;Türkiye milletvekili&#8217; uygulaması DTP için kurulan tuzaktır&#8217;</p>
<p>DTP&#8217;li vekiller hakkında gönderilen fezlekeleri hatırlatan Türk, &#8216;Kürtçe konuştuğumuz için, açılan dosyaların sayısını bile unuttuk&#8217; diyerek, Anayasa&#8217;nın 90. maddesinin bile DTP yüzünden farklı yorumlanmaya başlandığını söyledi. AKP&#8217;nin yapmak istediği anayasa değişikliğini de eleştiren Türk, seçim barajına dokunulmadan yapılacak olan &#8216;Türkiye milletvekili&#8217; düzenlemesinin sorunu aşmayacağını belirtti. Türk, Türkiye Milletvekilliği düzenlemesinin Çiler döneminde gündeme getirildiğini ve düzenlemenin Anayasa Mahkemesi tarafından &#8216;eşitlik ilkesine aykırı olduğu&#8217; gerekçesiyle ret edildiğini hatırlatarak, &#8216;Şimdi aynı düzenlemeyi bir kez daha gündeme getirmek ne anlama geliyor? Çok masum ve çok adil bir reform paketi gibi sunulmaya hazırlanan bu değişiklik, aslında DTP&#8217;yi bir dahaki seçimde grup bile kuramayacak hale getirmek için tasarlanan bir siyasi tuzaktır&#8217; dedi. Türk &#8216;Halk iradesinin parlamentoya yansımasının yolu Türkiye Milletvekilliği&#8217;nden değil, seçim barajının en az yüzde 5&#8242;e düşürülmesinden geçmektedir&#8217; dedi. Türk, daha önce barajın düşürülmesi için kanun teklifi verdiklerine dikkat çekerek, &#8216;Samimiyseniz kanun teklifimizi gündeme alın ve parlamentodan geçirin&#8217; çağrısında bulundu.</p>
<p>Türk, partisine yönelik başlatılan operasyonların &#8216;AKP Hükümeti&#8217;nin devreye koyduğu topyekün saldırı konseptinin&#8217; bir parçası olduğunu ve bunun hedefinde sadece DTP değil, Kürtlerin de yediden yetmişe hedef alındığını söyledi. Yapılan saldırıların bir program dahilinde yürütüldüğünü ifade eden Türk, seçimden hemen sonra Ağrı ve Şanlıurfa&#8217;da yapılan saldırıları hatırlattı.</p>
<p>&#8216;Hükümet güvenlik güçlerini cesaretlendiriyor&#8217;</p>
<p>Hükümetin gösterilerde ölümleri engellemediğini aksine güvenlik güçlerini cesaretlendirdiğini vurgulayan Türk, &#8216;Merkezi otoritenin gücünü arkasında hisseden güvenlik güçleri, müdahalelerini öyle bir boyuta taşımıştır ki vahşet derecesine varan saldırılar küçücük çocuklara kadar uzanmıştır&#8217; dedi. Hakkari&#8217;de 23 Nisan 15 yaşındaki çocuğa yapılan saldırıyı bir kez daha kınayan Türk, &#8216;Savaş meydanlarında düşmana bile yapılması yasaklanan bir uygulama 15 yaşındaki bir çocuğa reva görülmüştür&#8217; diye tepki gösterdi.</p>
<p>&#8216;12 Eylül dipçikleri şimdi de çocukların kafasına vuruluyor&#8217;</p>
<p>Türk konuşmasını şöyle sürdürdü: &#8216;Bu, Kürt halkına karşı beslenen kin ve düşmanlığın açık bir ifadesidir. Bu, Filistinli çocuğun kolunu kıran İsrailli askerin görüntüsünden farklı değildir. Bunca yaşananlardan sonra yetkililer, olayın münferit olduğunu ileri sürmektedir. Hayır! Bu münferit bir olay değildir. Bu yaygın ve sistemli bir uygulamadır ve bir devlet politikası olarak yürürlüktedir. Bundan birkaç yıl önce 12 yaşındaki Uğur Kaymaz 13 kurşunla öldürüldü. Geçen yıl yine Hakkari&#8217;de 13 yaşındaki bir çocuğun kolu kameralar önünde polislerce kırıldı. Bunun neresi münferittir? (�) 12 Eylül&#8217;de bizlerin kafasına vurulan dipçik darbeleri şimdi de çocuklarımızın başına indirilmektedir. Çocuklarımız darbe dönemlerinde olduğu gibi toplu tutuklamalarla cezaevlerine atılmakta, onlarca yıl ağır hapis cezalarıyla yargılanmaktadır.&#8217;</p>
<p>&#8216;Kürtler açısından Ergenekon bitmedi&#8217;</p>
<p>Çocuklara yönelik işkence görüntülerini &#8216;Kürtler açısından Ergenekon&#8217;un bitmediğinin açık bir ifadesidir&#8217; şeklinde değerlendiren Türk, &#8216;İşte bu güya Türkiye&#8217;yi sivilleştirdiğini iddia eden AKP&#8217;nin militarizmle-polis devleti ile bütünleşen fotoğrafıdır!&#8217; diye konuştu. Türk, şiddet gören çocuğun Kürt olduğu için şiddete maruz kaldığını belirterek, şiddeti yapanların devlet tarafından korunduğunu söyledi. Türk, çocuğa yönelik şiddet uygulamasının DTP&#8217;nin İçişleri Bakanı hakkında verdiği gensorudan sonra yapılmasını da manidar olduğunu ifade ederek, &#8216;Bakan ne dedi? Kürsüye çıktı, kendisini ve emrindeki güvenlik güçlerini savundu. &#8216;Yanlış yapıldı&#8217; diyemedi. Özür dilemedi. Bu durumdan cesaret alan güvenlik görevlileri de 23 Nisan&#8217;da o vahşeti gerçekleştirdi. Eğer İçişleri Bakanı bu cesaret vermemiş olsaydı, o çocuğun başına bunlar gelir miydi? Ne yazık ki &#8216;işkenceye sıfır tolerans&#8217; diyen bu hükümet, açıkça işkenceyi, işkencecileri ve yargısız infazları tolere etmektedir&#8217; dedi.</p>
<p>&#8216;Başbakan özür dilesin, Türkiye&#8217;deki Filistin gerçeğiyle yüzleşsin&#8217;</p>
<p>Başbakan Erdoğan&#8217;ın Davos&#8217;ta İsrail Devlet Başkanı&#8217;na &#8216;Siz öldürmeyi iyi bilirsiniz&#8217; şeklindeki sözlerini hatırlatan Türk, &#8216;Başbakan kendi ülkesindeki çocukların başına gelenler karşısında üç maymunları oynuyor. Buradan bir kez daha Sayın Başbakan&#8217;ı Kürtlerden ve çocuklardan özür dilemeye çağırıyoruz. 2005&#8242;te Diyarbakır&#8217;da &#8216;Büyük devletler hatalar yapabilir. Ama önemli olan bu hatalarla yüzleşebilmektir&#8217; diyen Sayın Başbakan&#8217;ı Türkiye&#8217;deki Filistin gerçeğiyle yüzleşmeye çağırıyoruz&#8217; dedi. Türk, yaşananların siyasi hesabının sorulması için DTP&#8217;nin meşru ve demokratik mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi. Mahkemelerde ağır cezalarla yargılanan çocukların biran önce özgür bırakılmasını isteyen Türk, Çocukların yargılanmaması için Meclis Başkanlığı&#8217;na sunmuş olduğumuz kanun teklifinin de biran önce gündeme alınması ve yasalaştırılmasını talebinde bulundu. Türkiye bir yıldır aynı eleştirileri yapmalarına rağmen değişen bir şeyin olmadığını, anti-demokratik uygulamalar, düşünce özgürlüğüne dönük engellemeler, işkence, yargısız infaz ve Kürt sorununda yaşanan çatışmalı ortamın devam ettiğini söyledi.</p>
<p>Kürtleri kaybedersiniz uyarısı</p>
<p>Türk, Türkiye&#8217;nin AKP iktidarı dönümde demokratikleşme alanında gerilediği ifade ederek, &#8216;Bütün bunlar elbette ki Kürt sorununun çözümsüzlüğünün bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Eğer çatışmalı ortam sona erdirilemezse ne yazık ki; Türkiye içine girdiği bu şiddet ve milliyetçilik sarmalından kurtulamayacaktır&#8217; dedi ve umut verici bir gelişme olarak değerlendirdiği PKK&#8217;nin 1 Haziran&#8217;a kadar uzattığını açıkladığı eylemsizlik kararına karşılık verilmesi ve diyalog sürecinin başlatılması talebinde bulundu. &#8216;Çatışmalı ortamın sonuç vermeyeceğini&#8217; hatırlatan Türk, &#8216;Çatışmalı ortamda ısrar ederseniz, duygusal kopuşa yol açar ve bunun sonucu olarak Kürtleri kaybedebilirsiniz&#8217; uyarısında bulundu.</p>
<p>&#8216;Bütün Türkiye kamuoyu huzurunda, Sayın Başbakan&#8217;a görüşme çağrısı yapıyoruz&#8217; diyen Türk, &#8216;Gelin, konuşalım, bu sorun nasıl çözülür, kim ne kadar ne yapabilir? Gençlerimizin ölmemesi için, demokrasi ve kalkınma için, ortaya nasıl formüller koyabiliriz? Bunları tartışalım, Meclis&#8217;te bir inisiyatif ortaya çıkaralım. Bu parlamentonun, rüştünü kanıtlaması için bir imkân yaratalım&#8217; çağrısında bulundu. Türk söz konusu taleplerini resmi olarak bugün Başbakan&#8217;a ileteceklerini söyledi.</p>
<p>&#8216;Dün yaşanan operasyon 1 Mayıs&#8217;ı engelleme girişimiydi&#8217;</p>
<p>Konuşmasında 1 Mayıs&#8217;ı da değerlendiren Türk, 1 Mayıs&#8217;ın tatil ilan edildiğini ve bayram yapıldığını hatırlatarak, &#8216;1 Mayıs&#8217;ı Emek ve Dayanışma bayramı yapan, sizlerin mücadelesidir, sizlerin kararlılığıdır, milyonlarca emekçinin zaferidir&#8217; diye konuştu. Türk, 1 Mayıs&#8217;ta, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ile Taksim&#8217;de olacaklarını belirterek, &#8216;Emeğin ve özgürlüğün sesini Taksim&#8217;de duyuracağız. Hükümet, bin bir çeşit yolla Taksim&#8217;i emekçilere kapatmaya çalışıyor&#8217; dedi. Türk, hükümetin Taksim&#8217;i engellemek için provokasyonlar ve manipülasyonlar peşinde olduğunu ifade ederek, &#8216;Bütün bu yapılanları bir arada düşündüğümüz zaman, İstanbul Emniyeti&#8217;nin dün yaptığı operasyonun 1 Mayıs&#8217;ı gölgelemek ve şimdiden töhmet altında bırakmak için yapıldığı apaçık ortaya çıkıyor&#8217; dedi.</p>
<p>Kaynak: DİHA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eniyigazete.com/?feed=rss2&amp;p=7</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Test1</title>
		<link>http://www.eniyigazete.com/?p=3</link>
		<comments>http://www.eniyigazete.com/?p=3#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 28 Apr 2009 11:32:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ceger</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>

		<category><![CDATA[çatışma]]></category>

		<category><![CDATA[kira]]></category>

		<category><![CDATA[test]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.eniyigazete.com/?p=3</guid>
		<description><![CDATA[Daha çatışma bitmemişti, kurşunlar havada uçuşuyordu. O evi kiraya veren emlakçının telefonunu ilginç bir mesaj geldi.
Vatan gazetesinin haberine göre Bostancı Emanet Sokak’ta polisin operasyon düzenlediği 5 nolu daire 1 yıldır boş duruyordu. Necdet Öztürk ve Melek Senem kirayı 2 ay önce aynı sokaktaki Sörf Emlak’tan kiraladı. Emlakçı Selin Hanım, çatışma sürerken Necdet Öztürk’ün cep telefonuna [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Daha çatışma bitmemişti, kurşunlar havada uçuşuyordu. O evi kiraya veren emlakçının telefonunu ilginç bir mesaj geldi.<br />
<span id="more-3"></span>Vatan gazetesinin haberine göre Bostancı Emanet Sokak’ta polisin operasyon düzenlediği 5 nolu daire 1 yıldır boş duruyordu. Necdet Öztürk ve Melek Senem kirayı 2 ay önce aynı sokaktaki Sörf Emlak’tan kiraladı. Emlakçı Selin Hanım, çatışma sürerken Necdet Öztürk’ün cep telefonuna mesaj attığını söyledi. Mesajda şöyle yazıyordu: “Evde olaylara karışan Orhan Yılmazkaya arkadaşım, ancak benim bu olaylarla alakam yok. Yurtdışındayım, birkaç güne kadar ülkeye dönüp her şeyi anlatacağım. Sizden özür diliyorum.”</p>
<p>6 AYLIK KİRA ÖDENDİ</p>
<p>Senem Hanım çiftin kendilerini nişanlı olarak tanıttıklarını, evi 900 TL’ye tutuklarını 6 aylık kirayı ise peşin ödediklerini söyledi. İşte emlakçının anlattıkları: “40 yaşlarındaki Necdet Öztürk, 25 yaşlarındaki Melek ile nişanlı olduğunu yakında evlenecekleri için daire kiralamak istediklerini söyledi. Ofiste kahve içtik sohbet ettik. Necdet Öztürk, uzun yol kaptanı olduğunu, Melek Senem ise bir televizyonda ’Yıkanmak İstemeyen Çocuklar’adlı bir programı yaptığını belirtti.”</p>
<p>ÇOCUK DA VARDI</p>
<p>“Daha önce Ataşehir’de oturduklarını, trafik sorunu nedeniyle taşınmak istediklerini söylediler. Yanlarında 13 yaşında bir çocuk vardı. Necdet Öztürk, oğlunun ilk evliliğinden olduğunu, zaman zaman kendisinde kaldığını söyledi. Çocuğuna çok düşkün, ilgili bir babaydı. Hallerinden hiç şüphelenmedim, çok iyi, dürüst insanlar olarak görünüyorlardı. Necdet Öztürk, daireyi tuttuğu gün yine seyahate gideceğini bu nedenle evin kontratını ve diğer fatura işlemlerinin Melek üzerine yapılmasını söyledi. Dairenin aylık kirası 900 TL. Ama onlar 6 aylık kirayı peşin ödediler. 1000 Dolar depozito ve emlakçı komisyonunu ödediler. Ödemeyi de dolar bozdurup yaptı. Hatta Necdet Öztürk, 6 ay bittiğinde kirayı yine 6 aylık öderim. Çünkü seyahatte olabilirim, ödeme aksamasın dedi. Kira kontratını hazırlarken kahve ikram edip, sohbet etmiştik. 3-4 gün önce ofise geldiler ve size kahve getirdik dediler. Dairenin sahibi çok ünlü bir işadamı. Olayı duyduğunda şekeri yükselmiş, ’Biz daireyi kimlere verdik böyle?’ dedi, durumu kötü olduğu için hastaneye kaldırıldı.&#8221;</p>
<p>ŞİRKETİ KAPANMIŞ</p>
<p>Necdet Öztürk’ün evi kiraya veren emlakçıya Alyans Denizcilik’te kaptanlık yaptığını söylemesi üzerine bu şirketi aradık. Şirket yetkilileri, Necdet Öztürk’ün 15 yıl önce şirketten ayrılıp, 8 yıl önce kendi şirketi Tuan Denizcilik’i kurduğunu ve kuru yük taşımacılığı yaptığını söyledi. Kurduğu şirketin Kadıköy Fahrettin Kerim Gökay Caddesi’ndeki adresine gittiğimizde 2008 yazında kapandığı, sahiplerinin o günden beri görülmediği bilgisine ulaştık.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.eniyigazete.com/?feed=rss2&amp;p=3</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
